Duygusal Açlık (Duygusal Yeme)

Uzman Psikolog, Çocuk ve Ergen Bölümü

Psk. Damla TİL

Uzman Psikolog

Çocuk ve Ergen Bölümü

 

Zor bir iş üzerinde çalışırken, sıkıntılı bir projeyi bitirmek için zamanla yarışırken veya kötü bir haber aldığımızda çoğumuzun ilk tepkisi çekmecede duran krakerlere uzanmak veya soluğu mutfakta almak olmamış mıdır?

Duygusal açlık nedir

Zaman zaman bazı olumsuz duyguların etkisiyle aslında fiziksel olarak aç olmadığımız halde kendimizi buzdolabının karşısında buluruz. Bazen birkaç atıştırmalıkla geçiştirmeye çabalarız bazen ise elimize gelen yiyecekleri ardı ardına ve hızla yer dolu bir mide ve pişmanlık içinde mutfağı terk ederiz. Peki, bu ortak hamlelerimizin sebebi nedir diye düşündünüz mü hiç?

Birçok insan duygusal olarak sarsıldıkları veya hassaslaştıkları durumlarda ilk olarak yiyeceklerden medet umar. Fiziksel ihtiyacın değil de duyguların tetiklediği yeme eylemi uzmanlar tarafından duygusal yeme olarak adlandırılır.

Duygusal açlık ve fiziksel açlık arasındaki farklar

Duygusal açlık genellikle bir anda belirir, midenin dolu olmasıyla ilgilenmez ve kolay kolay giderilemez. Fiziksel açlık ise en son öğünün üzerinden geçen zaman arttıkça yavaş yavaş ortaya çıkar, tekrar yediğimiz takdirde doygunluk hissi gelince sona erer. Duygusal açlık yaşayan kişiler çoğunlukla çikolata, şekerleme, cips, kuru yemiş gibi sağlıksız atıştırmalıklara yönelir, fiziksel açlık için ise böyle bir genelleme yapılamaz. Fiziksel açlık midede hissedilir ve giderildiğinde tokluk hissi yaşanır, duygusal açlık ise mideyle değil duygularla ilgilidir ve giderildiğinde ardında genellikle pişmanlık ve suçluluk hisleri bırakır.

Duygusal yemenin nedenleri

Duygusal yeme, genellikle olumsuz duygularla baş etmekte zorlanılan durumlarda ortaya çıkar. Stres, yalnızlık hissi, sıkıntı, kaygı, öfke, gerginlik veya duygusal çöküntü, duygusal yemeyi tetikleyen etkenlerin başında gelir. İş veya okul yaşantısındaki problemler, ayrılık veya boşanma gibi majör yaşam olayları veya günlük sıkıntılar olumsuz duyguları tetikleyebilir. Bu gibi durumlarda bireyler rahatlama, kaçış veya keyif için ilk olarak yiyeceklere yönelir.

Duygusal yemenin arkasında genellikle çözüm bekleyen duygusal düğümler yer alır. Yiyecekler kısa bir süre için dikkatin dağılmasını ve olumsuz duygulardan uzaklaşmayı sağlasa da uzun vadeli bir çözüm yolu sunmazlar. Birkaç saat içinde bitirilmesi gereken bir raporla boğuşan genç kadın rahatlama umuduyla önündeki tabaktaki onlarca kurabiyeyi hızla tükettiğini farkında bile olmayabilir. Kurabiyeler yoğun stres anında kısa süreli bir tatmin sağlasa da tabak boşaldığında genç kadın bitirilmeyi bekleyen aynı raporla baş başa kalmıştır. Duygusal yeme sırasında bireyler genellikle gündelik hayatta kendilerine yasakladıkları yiyecekleri tüketerek yaşadıkları olumsuz duyguları hafifletmeyi denerler. Yoğun bir günün ardından eve gelen çalışan, gün boyu patronuna karşı biriktirdiği öfkeyi hınçla yediği paket paket cipsten çıkartıyor olabilir. Bir başka örnekte; sevgilisi tarafından terk edilen genç, gözyaşları içinde kontrolsüzce çikolata yiyor veya takımının şampiyonluk maçını büyük stres içinde izleyen delikanlı, maç boyu farkında bile olmadan kutu kutu kuru yemişi mideye indiriyor olabilir. Bu gibi durumlarda kimi zaman bilinçli kimi zaman ise tamamen bilinçsizce yemek yemek, fiziksel bir açlığı dindirmektense duygusal bir boşluğu doldurma veya yaşanan sıkıntıyı azaltma çabasıdır.

Duygusal yemenin zararları

Duygusal yeme fiziksel olarak açlık hissetmediğimizde de ortaya çıkabilen ani bir aşerme hali olduğu için günlük yeme düzenini altüst eder. Duygusal olarak zayıf hisseden kişi genellikle sağlıksız yiyeceklere yöneleceğinden kilo kontrolü zorlaşır ve hızlı kilo artışları görülür. Duygusal yeme kişiyi huzursuz eden olumsuz duyguları yok etmez, sadece geçici bir rahatlama ve keyif hissi yaratır. Örneğin, yaşanan yoğun öfke sonucu mutfağın yolunu tutarak dolaptaki yiyecekleri birer ikişer tüketmek anlık bir rahatlama ve sorundan uzaklaşma hissi yaratsa da dolabın kapısını kapatıp mutfağı terk ettiğimiz anda yaşanan olumsuz duygu aynı şiddette ortaya çıkacaktır. Tüm bunlara ek olarak duygusal yeme sorunları çözmediği gibi genellikle kişinin olumsuz ruh halini besler. Az önceki örnek üzerinden gidersek, yaşanan yoğun öfke sonucu yiyeceklere yönelen kişinin yaşadığı olumsuz duygulara yoğun bir suçluluk ve pişmanlık hissi eklenecektir. Böylece, duygusal yeme olumsuz ruh halini düzeltmeyecek aksine perçinleyecektir.

Hamilelik ve Duygusal Yeme

Duygusal yeme her yaştan ve cinsiyetten insanın hayatın her döneminde yaşayabileceği bir sorun olsa da bu konuya özellikle dikkat edilmesi gereken bazı dönemler de vardır. Hamilelik ise bu dönemlerden sadece birisi. Anne adaylarının sıkça karşılaştıkları “Sen şimdi iki kişilik yemelisin”, “Bu çok özel bir dönem, canın ne çekiyorsa yiyebilirsin” şeklindeki yorumlar duygusal yeme problemini körükleyebiliyor. Bu tür yorumlara maruz kalan anne adayları ise “Nasılsa kilo alacağım, en kötü ihtimalle birkaç kilo fazladan alırım”, “Hayat boyu diyet yaptım, kendime bu 9 ay izin vereceğim” şeklinde düşünmeye başlayarak duygusal yeme sorunlarına kabul edilebilir bir kılıf bulmuş oluyorlar. Hamilelikte yaşanan fiziksel zorluklar, duygusal iniş çıkışlar, hissedilen heyecan ve ona eşlik eden kaygılar kişinin sık sık duygusal açlık yaşamasına sebep olabiliyor.

Bu noktada anne adaylarının yaşadıkları aşerme hissindeki duygusal boyutun da altını çizmek gerek. Bazı bireylerde duygusal yeme hamilelikte aşerme adı altına saklanabiliyor ve aşerme duygusal yeme hissinin üstünü örtecek bir bahaneye dönüşebiliyor.  Böylece hamilelik boyu duygusal yeme problemi yaşayan birey kendisine bu konuda izin vermiş oluyor ve bu durum çevresindekiler tarafından da kabul görüyor hatta destekleniyor.  Peki, aşerdiğiniz yiyeceklerin hamilelik öncesinde rahatça yiyemediğiniz veya kendinize yasakladığınız yiyecekler olduğunu ya da bu aşerme krizlerinin duygusal bir ihtiyacı giderme çabası olabileceğini hiç düşündünüz mü? Her aşerme duygusal bir ihtiyaçtan kaynaklanır veya aşerilen her yiyecek mutlaka duygusal bir açlığı işaret eder şeklinde bir genelleme yapmak oldukça yanlış olur fakat duygusal açlık hamilelikte de yaşanabilen ve çeşitli kılıfların altından sinsice yeme düzenine etki edebilen bir faktör olabilir. 

Anne adayları kadar baba adayları için de zor bir süreçtir eşlerinin hamilelik dönemi. Yepyeni bir dönemin ve kapsamlı bir değişimin başlangıcı olan bu süreçte baba adaylarında da çeşitli psikolojik problemler ve şiddetli duygusal iniş çıkışlar yaşanabiliyor. Evdeki yeni düzen, eşinin yaşadığı fiziksel ve psikolojik değişiklikler, başlayacak yeni dönemle ilgili endişeler ve maddi kaygılar gibi çeşitli etkenler sonucu hamilelik dönemi baba adayları için de olumsuz duygularla baş etmekte zorlanılan bir dönem halini alabiliyor. Bazı erkekler bu süreçte rahatlama, tatmin veya kaçış için yiyeceklerden medet umabiliyor. Bunun sonucu olarak erkekler, hamilelik nedeniyle kilo almakta olan eşlerine paralel bir şekilde kilo almaya başlayabiliyorlar.

Duygusal Açlıkla Baş Etmek için Öneriler

  • Yiyecekleri kendinize verdiğiniz ödül veya cezalar olarak, bir boşluğu doldurmak ya da bir duyguyu dindirmek için değil gerçekten fiziksel olarak aç hissettiğinizde tüketmelisiniz. Duygusal yeme problemi olan bireylerin bu problemin üstesinden gelmeleri için her şeyden önce ortada bir sorun olduğunu fark etmeleri gerekmektedir. Bir problem yaşadığını kabul etmeyen birey herhangi bir çözüm yoluna sapmayacaktır. Dolayısıyla duygusal açlık ve fiziksel açlık arasındaki farkı iyi bilmek, duygusal açlık hissedildiği anların farkına varmak ve bu sorunla yüzleşmeye karar vermek önemli bir ilk adım olacaktır.
  • Duygusal açlık ve fiziksel açlık arasındaki farkı bilen bir birey için ikinci adım duygusal açlığının ardında yatan sebepleri anlamaya çalışmak olmalıdır. Sizi yemeye iten duygusal problemlerin, eksikliklerin veya aksaklıkların neler olduğunu anlamak kıymetli bir çaba olacaktır. Duygusal açlık krizlerinizin nedenlerini keşfetmek için yaşandığı zamanlara/dönemlere dikkat etmek etkili bir yöntem olabilir. Bu keşfe çıkarken kendinize bazı yardımcı sorular sorabilirsiniz: Duygusal açlık hissettiğim zamanlar tam olarak ne yapıyor oluyorum? Hangi gün, günün hangi saati veya hangi aktivitenin öncesinde/sonrasında bu krizler yaşanıyor? Duygusal açlık hissetmeden hemen önce hangi düşünceler aklımdan geçiyor? Duygusal açlık krizlerinin bastırdığı belirgin bir mekan var mı? Duygusal açlığınızın nedenlerini anlamaya çalıştığınız dönemde kendi hazırlayacağınız çizelgelerden de yararlanabilirsiniz. Her zaman yanınızda olabilecek küçük bir defter edinip bu deftere her gün yediklerinizi yazabilirsiniz. Ne yediğinize ek olarak ne zaman, nerede, kimle yediğinizi ve açlık hissettiğiniz an aklınızdan geçenleri not alabilirsiniz. Bu yöntem size gündelik hayatınızda otomatik olarak yaptıklarınızın farkına varma fırsatı verecektir. Detaylı notlar almak ise duygusal açlık yaşadığınız zamanları ayırt etme ve nedenlerini anlamaya çalışma konusunda yardımcı olacaktır.
  • Gün içinde uzun süre aç kalmamaya dikkat etmek ve düzenli ara öğünler planlamak sağlıklı bir yeme düzeni benimsemenize yardımcı olabilir. Planlayacağınız ara öğünler veya engelleyemediğiniz duygusal açlık krizleri için cips, çikolata veya şekerleme yerine sağlıklı atıştırmalıklar tercih ederseniz kilo kontrolünüz kolaylaşacaktır. Evde sağlıksız atıştırmalıklar bulundurmamak, alışveriş listenizi hazırlarken sağlıklı yiyeceklere ağırlık vermek ve dışarı çıkarken yanınıza birkaç dilim meyve almak bu çabanıza destek olacaktır.
  • Şiddetli bir yeme isteği bastırdığında bunun duygusal bir ihtiyaçtan kaynaklandığını fark ederseniz mutfağa yönelmek yerine dikkatinizi yiyecekler dışında bir şeye yönlendirmeyi deneyebilirsiniz. Kısa bir yürüyüşe çıkmak, bir ev işiyle uğraşmak, internette gezinmek veya bir yakınınızı aramak olumsuz duyguların tetiklediği yeme isteğine bir alternatif oluşturacak ve dikkatinizi yemekten uzaklaştıracaktır.
Randevu almak için: 444 85 90 Atatürk Bulvarı No: 229 Kavaklıdere / Ankara
site-footer-logo www.madalyonklinik.com - 2011 © Her Hakkı Saklıdır...